Görünen Köyün Kılavuzu: Kopuk

6 Mart 2017 Pazartesi

Kopuk

 Ben bahçeler içinde büyüdüm. Beton basamaklar yorar beni.
Yeşiller, sarılar, uzundu geceler. Ceviz ağaçları, kavaklar, üzümler, asmalar, aslanağzı zambaklar.. Böğürtlen ağacının yetiştiği sulak topraklarda yürüdüm.
Yürümezsem gene, limon ağacı sorar beni.
Hem sonra kim şaşırır benim yerime, geceyi yarıp aydınlatarak incir ağacının göğe açtığı kolları arasından atlayan beyaz gelinciğe?

 Şimdi yüküm ağır, yüküm hepsinden. Nefesim kesilir çıktıkça, kafesim kısılır. Kapana kapana dört duvar.. Birinin ortasında bir delik, dışarıyı içeri taşırım sanar. Ses etmem. Birinde başka büyükçe bir yarık, çeker giderim sanar. Oysa bir başka dört duvar. Susarım.
Kapanır kapılar da bakakalırım. Kapılar birer birer. Duvar.

 Ayrık otları anamdır özlemini çektiğim, aslanağzı zambaklar babam sakallarına aklar düşürdüğüm.
Ellerini mi bıraktım kayboldu? Zamanlar mı çabucak geçti?
Eminim kırdı gene bir camı, kırık parçaların korkusunda uyuyakaldı.
Şuralarda bir yerlerde çocukluğum da olacaktı.

İncirin sütü yavan, limonun tadı eskiden ekşiydi, şimdi ekşidi hepsinden.
Eskiden her şeyi verirdi toprak, şimdi yükü benden ağır. Çatladı sabrından, kuru güllerini döker.
Yetişen yok ki işinden, herkesin başından aşar.

Bir avuç alsam eksilir mi okyanus? Bir taşını düşürsem devrilir mi dağ? Semadan bulutlar yağdırır da temizler, peki ya koca göğü ne yıkar?
Belli ki insanı ne yıkarsa.. Keder.
Ama değer.

Yazdıklarım yaşadıklarım mı yoksa yazdıklarımı mı yaşıyorum? Taşıyorum. Paramparça şimdi özenle silip koyduğum bardaklar.
Şimdi yok, bahçem yok.. Evim yok. Yuvam yok. Derdimden ördüm tuğlalar.. Karanlık adımlar. Gözlerim kapanır, kavuşurum evime, zifiri beni paklar.
Çünkü ne kadar karanlıksa ardım, yarınım, baktığım.. O kadar parlaktır yıldızlar.

M' Caner ÖZÇELİK


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ellerin dert görmesin.